Ana Sayfaya Git

TOLSTOY VE İNSANIN SERÜVENİ

Niyazi KARABULUT

TOLSTOY VE İNSANIN SERÜVENİ

TOLSTOY VE İNSANIN SERÜVENİ

 

Tolstoy’un “İtiraflarım” isimli kitabını okuyunca insanın serüveniyle ilgili düşüncelerinin nasıl bir ömür boyu kendisini meşgul ettiğini düşündüm. İnsanın hakikati bulması bir ömür boyu devam etmemeli. Hakikati erken dönemde bulup, ömrün kalan kısmını hakikat üzere yaşamak aklın gereği. Bu dünya geçici. Burada olan her şey fani. Dünyanın ve eşyanın faniliğini bilen insan hayatın kurgusunu bunun üzerine yapar. Geçici olana bel bağlamaz ve gönül vermez.

Eşyanın dünyası, yalnızca mülk âlemidir: O yüzden her şeye mâlik olmak, insanı Firavunlaştırır. Nefis, Karun gibi her şeye sahip olmak ister, melikleşir. Melikleşmek şirkin adıdır. Hâlbuki insanın hedefi menzile varmaktır. Menzil insanı kâmil menzilidir. Oraya ulaşan insan meleklerden üstün hale gelmiştir. Melikleşen insan melekleşmekten ürker. Malik olduğu her şeyin elinden uçup gideceği vehmiyle hareket eder. “O gün onlar meydana çıkarlar; onların hiçbir şeyi Allah'a gizli kalmaz. 'Bugün hükümranlık kimindir?' denir; hepsi: 'Gücü herşeye yeten tek Allah'ındır' derler.” (Mümin, 16)

Aslında doğru hareket tarzı mülk âleminin sunduğu imkânlardan yararlanarak melekût âlemine doğru yol almaktır. İşte bu rota insanın kurtuluşunu, ardından oluşan medeniyet tasavvuruyla da insanlığın kurtuluşunu sağlar. Kamil insan, özü hikmet olduğu için, hakikatin izini sürer. Her işini hikmetle görür. Çünkü yitiği odur, zaten hayat dediğimiz şey yitiğimizi arama ameliyesinden başka bir şey değildir.

İnsanı kâmil olmanın yolu peygamberler tarafından gösterilir. Peygamberler, Rahman'ın rahmet elçileri olarak, insanlığa hakikatin rehberliğini yaparlar. Peygamberler insanı dirilten ve hayata ruh üfleyen, dünyaya ve eşyaya anlam katan bir hakikat şarkısı bestelerler.

İnsanı kâmil yolunda atılan adımlar nebevî şuurla buluşma seanslarıdır. Hak ve hakikatle yoğrulan insan yitiğini bulmak ve hedefe kazasız ulaşmak derdindedir. Ne zaman ki, insan melekleşmek yerine melikleşmeyi tercih eder; nebevî soluk üstümüzden çekilir. İşte böylece biz hakikatin düz yollarından saparak dalaletin patikalarında kendimizi kaybederiz.

İnsanın yeniden insanca bir hayata kavuşabilmesi için, insanlığı hakikatin düzlüklerine ulaştırabilmesi için ta derinden nebevî rahmet, adalet ve hakikatin sesine kulak kesilmeye ihtiyacı var. Melekleşme yoluna girmeye ihtiyacı var. İnsanlığı diriltecek nefesi İsa budur işte. Yoksa çok daha Mehdi bekleyeceğimizi söyleyebilirim. Herkes kendisinin mehdisi olarak hareket edip, başkalarını melekleşmek iklimine çekmeyi dert edindiği gün meseleler hallolacaktır. İnsanları kendimize değil hakikate ve hikmete davet etmeliyiz. Kendine gelen insan hakikati bulmak konusunda acemi tavır sergileyemez.

Bir İslam âliminin dediği gibi: İnsan için eşya gemi için su gibidir. Suyun fazla olması geminin daha rahat yüzmesi içindir. Su geminin içine dolarsa felaket başlamış demektir. Melikleşmek ve melekleşmek derken bu ince çizgiyi iyi kavramak gerektiğini düşünüyorum. Seküler dünyada melikleşmenin daha kolay olduğunu ve çeldiricilerle dolu bir yola bizi davet ettiğini, melekleşmenin ise irade gerektirdiğini hatırlatmaya gerek yok sanırım.

Dünya fani, ölüm ani. Dünya kulağımıza melikleşmeyi fısıldarken, ölüm sessiz bir şekilde melekleşmenin kurtuluş olduğunu haykırıyor. Seçim insana kalıyor. Çünkü insan seçebilen bir varlıktır. Tolstoy’un “İtiralarım”ını okuyunca seçimimizi haktan yana yapıp o yolda yürümenin kararının ömrün sonuna bırakılmaması gerektiğini düşündüm.

DİĞER YAZILARI Tüm Yazıları

Gümüşhane Hava Durumu

Mevzi Sağanak
EN YÜKSEK
17 °C
EN DÜŞÜK
5 °C

Foto Galeri

  • Zehirlenen Öğretmene 41 yıllık vefa
  • Teröre Pabuç Bırakmıyorlar
  • Onlar Allah'ın Bir Lütfu
  • Üniversiteliler Gümüşhane'nin Tadını Çıkarttı

Videolar

  • Burası Gümüşhane, Burası Artabel.
  • Hayal kurmayı bırakın, Gümüşhane'ye gelin

Facebook'ta Takip Et

Twitter'da Takip Et