Ana Sayfaya Git

Geylani Akan

"BİR CÜMLEDEN BİR ŞEY OLMAZ" DEMEYİN

“BİR CÜMLEDEN BİR ŞEY OLMAZ” DEMEYİN

Emr-i bi’l mağruf ve nehy-i ani’l münker çok zevkli bir iştir. Yani iyilikleri öğretmek ve kötülüklerden insanları kurtarmak için gayret etmek, insanların yararına yapılacak en güzel işlerdendir.

Şimdi sizlere yaşamış olduğum ilginç iki hatıramı yazarak bu işin güzelliğini anlatmaya çalışacağım:

Almanya’da bir grup insan ile sohbet ederken bir genç kardeşimiz:

“Hocam beni hatırladınız mı?” diye sordu.

“Simanız yabancı değil, fakat isminizi hatırlayamadım” dedim.

“Hocam sizinle tanıştığımız gece sabaha kadar uyuyamamıştım.”

“Hayırdır, sizi kıracak bir şey söylememişimdir inşallah! Neden uykunuz kaçmıştı?”

Hocam sizinle tanışma esnamızda, ben mühendis olarak kendimi size tanıtırken arkadaşlar hafız olduğumu da eklemişlerdi ve bundan sonra sizinle aramızda şöyle bir diyalog geçmişti:

“Hafızlığınız duruyor mu, yoksa kayboldu mu?”

“Elhamdülillah duruyor.”

“Peki, talebe okutuyor musunuz?” diye tekrar bir soru sorduğunuz zaman benim biraz da utanarak:

“Hayır, okutmuyorum” cevabım üzerine siz bana çok ilginç bir cümle söylemiştiniz.

“Neymiş söylemiş olduğum o ilginç cümle, doğrusu ben de merak ettim.”

“Bana, ‘talebe okutmuyorsunuz, peki geceleri rahat uyuyabiliyor musunuz?’ demiştiniz. Ben o an sanki beynimden vurulmuşa dönmüştüm. Eve gittikten sonra yatağıma yattım, gece boyunca sağa sola dönüp durdum, ancak sabaha kadar uyuyamadım.

Kendi kendime, “Sen hafız bir Müslüman olarak, Avrupa’nın ateşi içerisindeki gönüllere şifa olacak Kur’an’ı Allah’ın kullarına öğretmeden nasıl yatağına girersin?” şeklinde sorular sordum ve sonunda bir karara vardım.

Ertesi gün hemen hocaefendinin yanına gelerek ona talebe okutmak istediğimi söyledim. Şimdi ise 20’ye yakın talebeye Kur’an dersi veriyorum.”

Genç kardeşin omzuna elimi koydum ve:

“Şimdi nasıl iyi uyuyabiliyor musun?” dedim gülerek.

“Vallahi, hem de vicdanım çok rahat bir şekilde uyuyorum. Allah sizden razı olsun.”

Anlatmak istediğim ikinci olay ise şöyle:

İkindi namazını mahalle camisinde kılmıştım. Hava çok sıcaktı, üzerime büyük bir ağırlık çökmüştü.

“Eve gitmektense Ulu Cami’ye kadar gideyim, belki Rabbim bizi bir hayra vesile kılar” diye düşünerek yürümeye başladım. Karşıdan bir esnaf kardeş geliyordu ve ben o kardeşi şimdiye kadar camide hiç görmemiştim. Selamlaşıp hal-hatır ettikten sonra ona:

“Caminin sol tarafında boş bir yer var. ‘Burası kimin yeri, neden boş?’ diye cemaate sordum, sizin isminizi söylediler. Ya gelin yerinizi doldurun ya da yerinize bir vekil gönderin” diye arkadaşa takıldım. Arkadaşın renginin değiştiğini görünce de hemen:

“Kusura bakmayın latife yapmak istedim” diyerek özür diledim ve yanından ayrıldım.

Ertesi gün camiye gittiğimde arkadaşın en ön safta oturduğunu görünce çok sevindim. Namazdan sonra yanıma geldi.

“Nasıl yerim hala boş mu?”

“Gelip doldurmuşsunuz, artık boş olur mu?”

“Geldim gelmesine ama nasıl geldiğimi bir de bana sorun. İnanır mısınız sizinle konuştuktan sonra “artık ben de namaz kılmalıyım” diye düşünmeye başladım, fakat nefsim beni rahat bırakmıyordu, sabaha kadar nefsimle mücadele ettim.

“Hele dur ilerde kılarsın. Hem sen esnafsın, eşin, dostun var… Bazen özel toplantılara katılıyorsun, hem namaz kılacak hem de içkini nasıl içeceksin?” diye nefsim benimle mücadele ediyordu. Sabaha yakın nefsimi yendim:

‘Adi nefis, sen ne dersen de; artık içki de içmeyeceğim, namaza da başlayacağım, Kur’an da öğreneceğim’ diyerek abdestimi aldım, camiye gelmek için yola çıktım. İnanır mısın, evimden camiye kadar hem ağladım hem de sana dua ettim.”

Ahmet Bey’i dinlerken ben de sevincimden ağlamıştım.

“Ya Rabbi, benim gibi bir âcizi bir baltaya sap yaptın ya, sana sonsuz şükürler olsun!” diyerek eve gittim ve secdeye kapanıp şükür secdesi yaptım.

Şimdi Ahmet Bey beş vakit namazını kılıyor. Haccını, umresini yaptı ve çeşitli İslami faaliyetlerin de içerisinde bulunuyor. Nerede karşılaşsak bana o günü hatırlatır ve şöyle der:

“Benim camideki yerim dolu fakat boş olan arkadaşların ki nasıl dolacak? Şimdi ben de onlar için gayret ediyorum.”

“Bir cümleden bir şey olmaz” demeyin… Gün gelir, bir cümleden çok şey olur.

Selamlarımla.                                                                                   

DİĞER YAZILARI Tüm Yazıları

Gümüşhane Hava Durumu

Karla Karışık Yağmur
EN YÜKSEK
7 °C
EN DÜŞÜK
2 °C

Foto Galeri

  • Zehirlenen Öğretmene 41 yıllık vefa
  • Teröre Pabuç Bırakmıyorlar
  • Onlar Allah'ın Bir Lütfu
  • Üniversiteliler Gümüşhane'nin Tadını Çıkarttı

Videolar

  • Burası Gümüşhane, Burası Artabel.
  • Hayal kurmayı bırakın, Gümüşhane'ye gelin

Facebook'ta Takip Et

Twitter'da Takip Et