Ana Sayfaya Git

İSTİKAMET YOLCUSU

Geylani Akan

İSTİKAMET YOLCUSU

İSTİKAMET YOLCUSU

Dünyada mutlu olmak için gittiğiniz yol güzel olmalıdır. Otomobilinizin yolu ne kadar güzel ise yolculuğunuz da o kadar kolay olur.

Bir hayat boyu yaşadığınız dünyada iki yoldan birinde gidersiniz; ya Hakk’ın yolunda ya da batılın yolunda…

Doğru veya yanlış genelde kişilere göre değişir, her insan kendi yoluna doğru diyebilir ve bazen insan kötüyü güzel görecek kadar hataya da düşebilir. “Böyle şey nasıl olur?” diye sorarsanız Kur’an bu tür olayları çok açık anlatır, gelin bu konuya ışık tutacak şu âyetleri hep beraber okuyalım:

“Rahman olan Allah'ı anmayı görmezlikten gelene, yanından ayrılmayacak bir şeytanı arkadaş veririz. Şüphesiz onlar bunları yoldan alıkoyarlar, bunlar da doğru yola eriştiklerini sanırlar. Sonunda Bize gelince arkadaşına: 'Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arasındaki kadar uzaklık olsaydı, sen ne kötü arkadaş imişsin!' der. Nedametin bugün size hiç faydası dokunmaz; zira haksızlık etmiştiniz, şimdi azapta ortaksınız.” (Zuhruf Sûresi, 36-39. âyetler)

İstikâmet o kadar önemlidir ki, namaz kılan insanların her gün Fatiha'da okuduğu 7 âyetten biri ile istikâmet istediğini biliriz.

“Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.” (Fatiha Sûresi, âyet 6-7)

İnsanı dünyada yücelten faktör istikâmettir; çünkü istikâmetin iki ayağı vardır:

1-) İHLÂS: Yaptığın her işte, konuştuğun her sözde Yaratan’ı dikkate almak, kullardan bir şey beklememek… İhlâso kadar önemlidir ki, bu duygular âdetlerinizi bile ibadete çevirir. Mesela, bir düğüne giderken o şahsın sizin düğününüze gelip gelmemesini veya geldi ise takı olarak ne taktığını hiç düşünmezsiniz; çünkü sizin niyetiniz Allah için olduğundan gücünüz neye yetiyorsa onu yaparsınız. Zaten diğer şekilde düşünülerek takı takmak borç verip almak gibidir, “yok efendim ben gittim o gelmedi veya o şunu takı olarak getirdi” gibi zayıf düşüncelerde ihlâs olması mümkün değildir.

İhlâs ile yola çıkanlar hassas terazi ile hayatı tartarlar.

Ramazan'da onların sofrası fakirler ile şenlenir…

Onlar hasta ziyaretlerini çok önemserler…

Onlar basit meselelerden dolayı akraba bağlarını kesmezler, çünkü gelmeyene gitmenin takva ehli insanların işi olduğunu bilirler.

İhlâs bu dünyanın en büyük zenginliğini insana kazandırır; vicdan zenginliği… İnsana en büyük mutluluğu cüzdan değil vicdan zenginliği verir. Hiçbir kulun karşısında eğilmez,hayatta yaşarken nefsine yenik düşen asrın köleleri gibi olmazsın; her yerde ve zamanda sözün kanun gibi olur,yalan senin semtinden asla geçmez; zaten yalanı konuşanların şeytanın arkadaşı olduğunu yine Kur’an bize haber veriyor.

                “Bunlar şeytanlara kulak verirler, çoğu yalancıdırlar.” (Şuara Sûresi, âyet 223)

Kur’an’da bir sûrenin adına ihlâs denmiş; orada bize verilen dersi anlamış olsak “ihlas olmadan hayat olmaz” derdik.

İstikâmetin birinci ayağı ihlâs, diğer ayağıda adalettir.

2-) ADALET: Kâinatta her şey bir ölçü işe yaratılmıştır ve bir tek şeyin ölçüsü şaşmış olsa bütün dünya yaşanmaz hale gelir. Mesela yabani hayvanlar ormanlarda değilde şehirlerde yaşasalardı acaba insanlığın hali ne olurdu? Denizlerde buharlaşma olmasaydı yeryüzü ne hale gelirdi? Dünya hep altın olsaydı bir bardak su için ne kadar altın verirdik? Kocaman develer, boğalar, mandalar insana boyun eğmeselerdi bir kilo eti nereden bulacaktık?

Adalet o kadar önemlidir ki her cuma hutbede okunan âyet ne kadar dikkat çekicidir.

“Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (Nahl Sûresi, âyet 90)

Acaba insanlar bu iki maddeyi kendilerine şiar edinmiş olsalardı, dünya nasıl ve ne kadar güzel olurdu? Herhalde karakollardaki polisler işsiz kalır, mahkeme salonları bomboş olur, dünyamız güzel olduğu gibi ölümümüzde güzel olurdu.

“Şüphesiz, Rabbimiz Allah'tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara: ‘Korkmayın, üzülmeyin, size vaat olunan cennetle sevinin!’ derler.” (Fussilet Sûresi, âyet 30)

Allah Resulü bu konuyu ne güzel izah etmiş:

“Sana yapılmasını istemediğin şeyi sende başkasına yapma.”

Bu satırları istikâmet yolculuğuna örnek Resulün diyarı Medine'de kaleme aldım.

Selamlarımla.

DİĞER YAZILARI Tüm Yazıları

Gümüşhane Hava Durumu

Mevzi Sağanak
EN YÜKSEK
17 °C
EN DÜŞÜK
5 °C

Foto Galeri

  • Zehirlenen Öğretmene 41 yıllık vefa
  • Teröre Pabuç Bırakmıyorlar
  • Onlar Allah'ın Bir Lütfu
  • Üniversiteliler Gümüşhane'nin Tadını Çıkarttı

Videolar

  • Burası Gümüşhane, Burası Artabel.
  • Hayal kurmayı bırakın, Gümüşhane'ye gelin

Facebook'ta Takip Et

Twitter'da Takip Et