Ana Sayfaya Git

YALNIZ ADAM TAYYİP ERDOĞAN

Hüseyin ÖZGÜN

YALNIZ ADAM TAYYİP ERDOĞAN

YALNIZ ADAM TAYYİP ERDOĞAN

Bir süredir kafamı kurcalayan bir konu var. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği her mesajdan sonra, içinde bulunduğumuz tepkisizlik ve suskunluk hali beni son derece umutsuzluğa sevk ediyor.

Şöyle ki; Cumhurbaşkanı Erdoğan “Yeni anayasa” diyor, birkaç bakan, birkaç milletvekili hariç ne teşkilattan ne de sivil toplum kuruluşlarından yeterince ses geliyor. Herkes kendi ikbalinin, kendi menfaatlerinin peşinde gününü gün ederken, yetersizliklerini suskun kalarak gizlemeye çalışıyor.

Buna karşılık statükonun, vesayetin beslediği kesimlerden ise büyük bir cırıltı, büyük tepkiler yükseliyor. İktidar olmayı halkın oyları ile değil, sistemin çarpıklıklarını kullanarak sürdürenler, bu durumun devam için topyekûn mücadele içerisine giriyor. Kendilerini bu vatanın tek sahibi gören zevatlar, vatandaşı hakir görmeye, hadsizliklerini son safhaya taşıyarak ‘koyun sürüsü’ olarak tanımlamaya varan açıklamalar yapma cesaretini bile gösteriyor.

Cumhurbaşkanı “Dünya beşten büyüktür” ifadeleri ile kelleyi koltuğa alıp, dimdik ayaklarının üzerinde dururken; İslam coğrafyası, tıpkı bizim suspus olmuş cenahın sorumsuzları gibi söyleyecek söz, daha da önemlisi söz söyleme cesareti bile gösteremiyor. Adam gibi yaşamak yerine, bazı ülkelerin ve bu ülke liderlerinin yanında yanaşma olarak yaşamayı tercih ediyor.

Dünya; dişini geçiremediği, boyun büktüremediği için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hakkında türlü haberler yaparak kirli hedeflerine ulaşmaya çalışıyor. İç ve dış güçler hedefe koydukları Cumhurbaşkanımız hakkında kendilerince yorumlar, maksatlı yazılar ve türlü Alicengiz oyunları ile onu dize getirmeye çalışıyor.

İsterseniz, belki aklımızı başımıza alırız diye, ABD’nin The New York Times gazetesinde yer alan Sabrina Tavernise imzalı “Erdoğan yeni düşmanlar ediniyor, eski dostlarının sinirini bozuyor” başlıklı haber-analiz türü yazıdan bazı bölümler verelim.

“Erdoğan hemen her gün yaptığı ve TV’lerin yayımladığı konuşmalarda yabancı güçlerin kendisini devirmek için komplo yaptıklarına dair karanlık atıflarda bulunuyor. Ankara’daki mütevazi evinden de şehrin ucundaki Körfez Krallıkları tarzında devasa bir saraya taşındı. Ekibi de kahve ve pembe renkli binalarda kalıyor. Yerleşke o kadar büyük ki çalışanlar içinde minibüsle gidip geliyor.”

Bu ifadeler tanıdık geliyor değil mi?

Bir başka bölümde ise;

Tenkitçileri ve hatta bazı hayranlarına göre Erdoğan hem gerçek hem de varsaydığı düşmanlarıyla mücadeleye o kadar gömüldü ki yolunu kaybetti. İsmini vermek istemeyen eski dostlarından biri “Erdoğan’ı 40 yıldır tanırım ama artık kendisini tanıyamıyorum” dedi. AKP kurucularından Dengir Mir Mehmet Fırat şunları söyledi: “Eskiden dostlarını gerçekten dinlerdi. Sabırlıydı. Zengin çeşitlilikte bir insan yelpazesine danışırdı.”

Yoruma çokta gerek yok.

Onlar kendi hedefleri doğrultusunda hareket ediyor.

Önemli olan bizim ne yaptığımız.

Peki biz oy verenler ne yapıyoruz?

Teşkilatlar olarak biz ne yapıyoruz?

Vatandaş olarak biz ne yapıyoruz?

Cevap mı?

Maalesef bu sorunların üzerinden Cumhurbaşkanımızın tek başına mücadele edişini seyretmekle yetiniyoruz.

Sonuç olarak; Üstad Necip Fazılın sözünden yola çıkarak;

Bu dava hor bu dava büyük de!

Biz küçük adamların işi değil vessalam..

DİĞER YAZILARI Tüm Yazıları

Gümüşhane Hava Durumu

Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
EN YÜKSEK
25 °C
EN DÜŞÜK
14 °C

Foto Galeri

  • Zehirlenen Öğretmene 41 yıllık vefa
  • Teröre Pabuç Bırakmıyorlar
  • Onlar Allah'ın Bir Lütfu
  • Üniversiteliler Gümüşhane'nin Tadını Çıkarttı

Videolar

  • Burası Gümüşhane, Burası Artabel.
  • Hayal kurmayı bırakın, Gümüşhane'ye gelin

Facebook'ta Takip Et

Twitter'da Takip Et